Daüssıla Resim Sergisi

İnsanın derûnunda derin bir iştiyak duygusu bulunmaktadır. Zira insan, aslî yurdundan ayrılarak gurbet diyarına düşmüş bir varlık olarak kabul edilmektedir. Bu sebeple insan, içinde taşıdığı bu özlem duygusunu gidermek için yeniden kavuşmanın yollarını aramaktadır. Söz konusu arayış süreci, insanın hayat serüvenindeki en önemli aşamalardan birini oluşturmaktadır.

Nitekim bu gurbet diyarında insanı olgunlaştıran unsur, karşılaştığı sayısız çile ve imtihanlardır. İnsan, bu dünyaya geliş gayesinin eğlenmek ya da başıboş dolaşmak olmadığının farkındadır. Aksine bu varoluşun temel amacı, erdemli bir insan olmak; diğer bir ifadeyle insan-ı kâmil mertebesine ulaşmaktır.

Ancak bu mertebeye ulaşma süreci, insanın belirli bir yolu takip ederek kendini inşa etmesiyle mümkün olmaktadır. Tasavvuf terminolojisinde bu süreç seyr-ü sülûk olarak adlandırılmaktadır. Seyr-ü sülûk, insanın nefsini arındırarak iyiliğe yönelmesi ve kötülüklerden uzaklaşması sürecini ifade etmektedir. Zira hakikate kavuşmak kolay değildir.

Nitekim şairin şu beyti bu durumu veciz bir şekilde ifade etmektedir:

“Vâsıl olmaz kimse Hakk’a cümleden dûr olmadan,

Padişah konmaz saraya hâne ma’mur olmadan.”

Bu beyitten de anlaşılacağı üzere, insanın gurbet diyarına gelişi bir haneyi mamur etme sürecine benzetilmektedir. Nitekim Hz. Peygamber’in ifade ettiği üzere, “Dünya âhiretin tarlasıdır.” Dolayısıyla hakikate kavuşmak isteyen insanın, kendi varlık sarayını sağlam temeller üzerine inşa etmesi gerekmektedir. Bu süreçte kullanılan malzemelerin de sağlam ve faydalı olması gerekir; zira zayıf ve faydasız unsurlarla sağlam bir yapı kurmak mümkün değildir.

Bu çalışmanın Daüssıla konusunu ele alması da insanın ayrılış ile kavuşma arasındaki bu sürecini anlamaya yönelik bir çabayı ifade etmektedir. Aynı zamanda bu süreç bir arayış sürecidir. Bu arayış ise aslında hepimizin içinde bulunan ve her insanın hayatında farklı şekillerde tezahür eden bir yolculuktur. Nitekim bir şairin şu sözleri bu içsel arayışı dile getirmektedir:

“Şehâ, bu benliği bâzâr-ı aşkda senden aldım ben,

Anınçün bu derûnumda aradım seni, buldum ben.”

Hafızi Salae

İnsanın derûnunda taşıdığı arayış ve özlem duygusuna işaret eden, içsel yolculuğun izlerini gözler önüne seren sanatçı Hafızi Salae’ye ait çalışmalardan oluşan Daüssıla Resim Sergisi, 11 Nisan 2026 tarihinde saat 15.00’te İstanbul Tasarım Merkezi’nde sanatseverlerle buluşacak.

Açılış: 11 Nisan 2026 Cumartesi / 15.00

Yer: İstanbul Tasarım Merkezi

Hafızi Salae

Hafızi Salae, 1999 yılında Tayland’ın güneyindeki Pattani bölgesinde dünyaya geldi. İlkokul ve ortaokul eğitimini burada tamamladı. 2015 yılında Türkiye Diyanet Vakfı bursunu kazanarak Türkiye’ye geldi ve eğitimine Fatih Sultan Mehmet Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde başladı, 2019 yılında buradan mezun oldu. 2024 yılında Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden mezun olduktan sonra aynı yıl İstanbul Üniversitesi Türk-İslam Sanatları Tarihi bölümünde lisans eğitimine başladı. Hâlen aynı bölümde 2. sınıf öğrencisi olarak eğitimine devam etmektedir. Sanat yolculuğunda resim, suluboya ve diğer sanat çalışmalarını Cemal Toy hocasından; hüsn-i hat eğitimini ise rika ve divani yazı türlerinde başlayıp ardından celi divani hattında Fatih Özkafa hocasından almaktadır.